Kastamonu Üniversitesi | Geleceğini İnşa Edeceğin Üniversite

İklim Değişikliği ve Türler Arası Etkileşimler, Avrupa'da Boz Ayının Dağılımını Yeniden Şekillendiriyor

4 Haziran 2025

 

75 Kurumdan 87'den Fazla Araştırmacının İş Birliği

İklim Değişikliği ve Türler Arası Etkileşimler, Avrupa'da Boz Ayının Dağılımını Yeniden Şekillendiriyor

  • Trofik ilişkileri anlamak, türlerin dağılımlarındaki değişiklikleri açıklamak ve ekosistemleri korumak için anahtardır.

  • Çalışma, Avrupa ve Türkiye'deki 14 alt popülasyona ait yaklaşık 3.000 ayının üç milyondan fazla konum noktasını analiz etti.

 

Kastamonu, 4 Haziran 2025 – Üniversitemiz öğretim üyelerinden Doç. Dr. Anıl Soyumert Ertürk ve Dr. Öğr. Üyesi Alper Ertürk’ün de dahil olduğu uluslararası bir ekip, türler arası etkileşimlerin Avrupa ve Türkiye'de boz ayıların dağılımını nasıl etkilediğini inceledi. Çalışma, kıta ölçeğinde boz ayı dağılımının büyük ölçüde diğer türlerle olan etkileşimler tarafından şekillendirildiğini ortaya koydu. Yaklaşık 4 yıl süren araştırmanın sonuçlarına göre özellikle ayılar besin zincirlerinde yer alan türlerin bulunduğu alanlarda yaşamayı tercih ediyor. Global Change Biology dergisinde yayımlanan bu araştırma, boz ayı örneğini kullanarak ekosistem korumasında türler arası etkileşimlerin önemini vurguluyor.

Küresel değişimlerin—örneğin iklim değişikliği veya arazi kullanımındaki dönüşümlerin—türleri nasıl etkilediğini anlamak, biyolojik çeşitliliği korumak ve doğanın sağladığı temiz su, toprak verimliliği ve tozlaşma gibi ekosistem hizmetlerini sürdürmek için kritik öneme sahip. Örneğin, iklim değişikliği, türlerin yaşam alanlarını daha yüksek rakımlara veya kutuplara doğru kaydırmasına neden oluyor; bu bölgelerde iklim koşulları, türlerin tolerans sınırları içinde kalıyor. Şimdiye kadar, çoğu çalışma yalnızca çevresel değişikliklerin (örneğin sıcaklık, yağış, tarımsal kullanım) türlerin dağılımları üzerindeki doğrudan etkilerine odaklanmıştı. Ancak bu çalışma, türler arası etkileşimlerin bu desenleri nasıl şekillendirdiğini analiz ederek dolaylı etkilere odaklanıyor.

Bu kapsamlı çalışmanın baş araştırmacısı olan İspanya Sevilla Üniversitesi'nden Pablo M. Lucas, çalışmada bozayıların çok çeşitli bir diyete sahip olduğunu (276 farklı tür) tespit ettiklerini, Avrupa’nın güneyinde yer alan daha sıcak bölgelerde, örneğin Pireneler, Yunanistan veya Türkiye'de yaşayan bozayıların daha çok bitkisel bir diyet benimserken, İskandinavya ve Finlandiya gibi daha soğuk bölgelerde yaşayanların daha etçil eğilimler gösterdiğini belirtiyor. Bu da bozayıların ekosistemdeki rollerinin otoburdan tepe yırtıcıya kadar değiştiği anlamına geliyor.

Bu geniş katılımlı uluslararası işbirliği sayesinde araştırmacılar farklı çevresel şartlarda yaşamını sürdüren 14 farklı alt popülasyonu kapsayan yaklaşık 3.000 bireye ait üç milyondan fazla konum verisine erişim sağladı. Böylece yerel etkileşimlerin kıta ölçeğinde nasıl gerçekleştiğinin incelenmesi mümkün oldu. Çalışmada ayrıca bozayıların diyetlerindeki türlerden elde ettikleri enerji miktarının daha yüksek olduğu alanlarda bulunma eğiliminde oldukları gözlemlendi. Örneğin, Pireneler'de meşe ve kayın ağaçlarının varlığı bu alt popülasyon için temel besin kaynağını oluşturuyor ve bozayıların varlığını daha olası kılıyor. Daha etçil alt popülasyonlarda ise ayıların varlığı, yaban domuzu veya geyik gibi yabani çift toynaklıların dağılımıyla daha yakından ilişkili.

Bu bilgiler, iklim değişikliği ve arazi kullanımındaki değişiklikler karşısında türlerin gelecekte nerede yaşayabileceğini ve hangi ekolojik rolleri üstlenebileceğini tahmin etmek için özellikle değerlidir. Ayrıca, türleri korumanın, onların bağlı olduğu ekosistemleri korumayı gerektirdiği fikrini pekiştiriyor. "Ayıların beslendiği türlerin dağılımındaki değişiklikler, onların besin ağındaki konumlarını değiştirebilir ve yerel yaşama uygunluklarını etkileyebilir," diye ekliyor Lucas.

Bozayıdan farklı özelliklere sahip olan ve daha özel diyetlere sahip olan, hareket kabiliyeti sınırlı olan veya dar çevresel gereksinimleri olan türler, iklim değişikliğine, arazi kullanımındaki değişikliklere ve ekolojik etkileşimlerindeki kaymalara farklı şekilde tepki verebilir. Bu dinamikleri daha iyi anlamak, biyolojik çeşitliliği koruma ve doğanın sağladığı ekosistem hizmetlerini sürdürme stratejilerini daha etkili bir şekilde tasarlamak için esastır.

Bu araştırma, Sevilla Üniversitesi, Roma Sapienza Üniversitesi ve Polonya Doğa Koruma Enstitüsü tarafından yönetilmiş ve İspanya Ulusal Doğa Bilimleri Müzesi (MNCN-CSIC), Doñana Biyolojik İstasyonu (EBD-CSIC), Grenoble Alpes Üniversitesi ve Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS) dahil olmak üzere 26 ülkeden 75 kurumdan 87 araştırmacı tarafından yürütülmüştür.

Araştırma hakkında ayrıntılı bilgiye aşağıdaki künye ile ulaşılabilir.

 

P.M. Lucas et al. (2025) Trophic interactions are key to understanding the effects of global change on the distribution and functional role of the brown bear. Global Change Biology , DOI: 10.1111/gcb.70252